Bunları biliyormuydunuz? » Kim, kimdir?
Cahit Arf
Cahit Arf (1910-1997)
Ülkemizde matematiğin simgesi haline gelen Cahit ARF 1910 yılında
Selanik’te doğdu. 1932 yılında Galatasaray Lisesi’nde matematik
öğretmenliği, 1933 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde
profesör yardımcısı (Doçent adayı ) olmuştur. Doktorasını 1938 yılında
Almanya’da Göttingen Üniversitesi’nde tamamladı. Daha sonra İstanbul
Üniversitesi’ne dönen ARF, 1943 de profesör, 1955’de Ordinaryus
Profesör oldu.1964-1965 yılları arasında Fransa’da bulunan
Princiton’daki Yüksek Araştırma Enstitüsü’nde konuk öğretim üyesi
olarak görev yaptı.
1938 yılından beri Cahit ARF cebir, sayılar teorisi, elastisite
teorisi, analiz, geometri ve mühendislik matematiği gibi çok çeşitli
alanlarda yaptığı çalışmalarla matematiğe temel katkılarda bulunmuş,
yapısal ve kalıcı sonuçlar elde etmiştir.
Bütün Türk matematikçilerine dolaylı veya dolaysız bir şekilde esin
kaynağı olmuş, yaptığı uyarılar ve verdiği fikirlerle çevresindeki tüm
matematikçilerin ufuklarını genişletmiş ve çalışmalarını yeni bir bakış
açısıyla yönlendirmelerini sağlamıştır.
Cahit ARF’ ın ilk çalışması, 1939 yılında Almanya’nın ünlü bir
matematik dergisi olan Crelle Journal Dergisi’nde yayınlanmıştır. Cahit
ARF çözülebilen cebirsel denklemlerin bir listesini yapmak amacıyla
Göttingen’de ünlü matematikçi Hasse’nin doktora öğrencisi oldu.
Hasse’nin önerisiyle özel haller problemini çözdü. Cahit ARF bu
çalışmasıyla sayılar teorisinde çok özel bir yeri olan lokal cisimlerde
dallanma teorisine çok önemli yapısal bir katkıda bulunmuştur. Burada
bulduğu sonuçlardan bir bölümü dünya matematik literatüründe “Hasse-Arf
Teoremi”olarak geçmektedir.
Bundan sonra uğraştığı problem, matematikte “kuadratik formlar” olarak
bilinen konudadır. Uzayda konisel yüzey denklemleri buna basit bir
örnek olarak gösterilebilir. Bu konudaki temel problem, kuadratik
formların bir takım invaryantlar, yani değişmezler yardımıyla
sınıflandırılmasıdır. Bu sınıflandırma Witt adında ünlü bir Alman
matematikçi tarafından karekteristiği ikiden farklı olan cisimler için
1937 de yapılmıştır. Karekteristik iki olunca problem çok daha
zorlaşıyor ve Witt’in yöntemi uygulanamıyordu. Cahit ARF bu problemle
uğraştı ve karekteristiği iki olan cisimler üzerindeki kuadratik
formları çok iyi bir biçimde sınıflandırdı. Bunların invaryantlarını,
yani değişmezlerini inşa etti. Bu invaryantlar dünya literatüründe “Arf
İnvaryantları” olarak geçmektedir. Bu çalışması 1944 yılında Crelle
Dergisi’nde yayınlandı ve Cahit ARF ‘ı dünyaya tanıttı.
1945’lere gelindiğinde düzlem bir eğrinin herhangi bir kolundaki çok
kat noktaların çok katlılıklarının yalnız aritmetiğe ait bir yöntem ile
nasıl hesaplanacağı iyi bilinmekteydi. Düzlem halde algoritmanın
başladığı sayılar eğri kolunun parametreli denklemlerinden bilinen bir
kanuna göre elde ediliyordu. Genel durumda ise böyle bir sonuç henüz
bulunamamıştı. Bu sıralarda İstanbul’da Patrick Du Val adında bir
İngiliz matematikçi bulunuyordu. Du Val genel halde algoritmanın
başladığı sayılara “karakter” adını vermiş ve eğrinin tüm geometrik
özellikleri bilindiği zaman bu karakterlerin nasıl bulunacağını
göstermişti. Bunun tersi de doğruydu. Bu karakter bilinirse, eğrinin
çok katlılık dizisi, yani geometrik özellikleri de bulunabiliyordu.
Burada açık kalan problem ise bir eğrinin denklemleri verildiğinde
karakterlerini bulabilmek idi. Cevap düzlem eğriler için bilinmekte,
ama yüksek boyutlu uzaylarda bulunan tekil eğriler için bilinmemekte
idi. Ayrıca, yüksek boyutlu bir uzayda tanımlanmış bir tekil eğrinin
çok katlılık özelliklerini, yani geometrik özelliklerini bozmadan en
düşük kaç boyutlu uzaya sokulabileceği de bu problemle beraber
düşünülen bir soru idi. Bu çeşit sorular matematiksel bakış açısının
temel problemi olan sınıflandırma probleminin eğrilere uygulanması
bakımından son derece önemli ve zor sorulardı. Cahit ARF bu problemi
1945’de tamamı ile çözmüş ve tek boyutlu tekil cebirsel kolların
sınıflandırılması problemini kapatmıştır. Bu sonucun zorluğu hakkında
fikir elde edebilmek için düzgün varyetelerin sınıflandırılması
probleminin bugüne kadar 1,2 ve kısmen 3 boyutlu varyeteler için
çözüldüğünü tekilliklerinin sınıflandırılması probleminin ise 1 boyutlu
varyeteler, eğriler için Cahit ARF tarafından çözüldüğünü göz önüne
almak gerekir. Cahit ARF bu problemi çözerken önemini gözlediği ve
problemin çözümünde en önemli rolü oynadığını fark ettiğini bazı
halkalara “karekteristik halka” adını vermiş ve daha sonra gelen
yabancı araştırmacılar bu halkalara “Arf Halkaları” ve bunların
kapanışlarına “Arf Kapanışları” adını vermişlerdir. Cahit ARF’ın bu
çalışması 1949 ‘da Proceedings of London Matematical Society dergisinde
yayınlanmıştır.
Cahit ARF’ın 1940’lı yıllarda yaptığı bu çalışmaların günümüzde hala kullanılıyor olması, onun kalıcılığını ispatlamıştır.
Cahit ARF’ı ilk tanıyan bir kişi onun sadece matematiğe ilgi duyan bir
insan olduğu izlenimini edinebilirdi. Cahit ARF için, matematik her
şeyin üzerinde ve ötesindeydi. Ancak, onu TÜBİTAK’ın kurulmasında ve
gelişmesinde gösterdiği çabayı ve özeni bilenler Cahit ARF’ın öyle
içine kapanık, matematikle uğraşan, dış dünya ile ilgilenmeyen bir kişi
olmadığını bilirler. Mühendisliğin günlük hayattan doğan problemlerine
her zaman ilgi gösterirdi. Ama, bu probleme mutlaka matematiksel bir
model bulmaya çalışırdı. Hele bir de pratikten gelen problemi matematik
olarak çözüme kavuşursa pek keyiflenirdi. Mustafa İNAN’la böyle bir
işbirliği yapmış ve İNAN’ın köprülerde gözlemleyip, araştırdığı bir
sorunun matematiksel kesin çözümünü vermiştir. Bu çalışmaları Cahit
ARF’a İnönü Ödülü’nü kazandırmıştır.
Üniversitede rektörlük, dekanlık gibi idari görevler almaktan
kaçınmıştır. Araştırmacıların bu gibi görevlerden uzak durmaları
gerektiği görüşündeydi. Ama uzun yıllar TÜBİTAK Bilim Kurulu
Başkanlığı’nı da özveriyle yürütmüştür.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde bulunduğu yıllarda yeni ve farklı bir
üniversite modelinin ve kültürünün ortaya çıkması için çaba
göstermiştir. Akademik dünyanın yapay hiyerarşik ayrımlarıyla alay
etmiştir. Genç öğretim üyeleri ve öğrencilerle çok güzel, yararlı ve
keyifli diyalog içindeydi. Her zaman üniversite içi çekişmelerden ve
politikadan özenle uzak durduğu halde, ODTÜ sistemi tehlikeye
düştüğünde duyarlı ve sorumlu bir bilim adamı olarak kendini bir
mücadelenin içine atmaktan çekinmemiştir. Bu onurlu mücadele de bile
matematiğin aksiyomatik yaklaşımını kimseye farkettirmeden kullanmıştır.
Cahit ARF 1948’de İnönü Ödülü, 1974’de TÜBİTAK Bilim Ödülü, 1980’de İTÜ
ve KATÜ Onur Doktorası, 1981’de de ODTÜ Onur Doktorası’nı aldı. Genç
yaşta Mainz Akademisi Muhabir Üyeliğine seçildi ve Türkiye Bilimler
Akademisi Onur Üyesi oldu.
Cahit ARF matematikte kalıcı izler bırakarak 26 Aralık 1997 ‘de
aramızdan ayrılmıştır. Türkiye’de ve dünyada her zaman hatırlanacaktır.
Son Güncelleme: 2007-10-17 00:19
Yazar: devrim
Revision: 1.0



