Ev » Hayvanlar » Kuşlar » Papağanlar
Papağanlarda Temel Eğitim
Temel Eğitim
Sandalye Tekniği
Özellikle hırlayan ve henüz insanlara alışamamış papağanlarda etkili olabilen bir tekniktir. Bu teknikte papağan ile asla göz teması kurulmamalı hatta kafesin bulunduğu yöne dahi bakılmamalıdır. Eğitmen bir sandalye alarak kafese uzak bir mesafeye yerleştirmeli ve orada yaklaşık 10-15 dak oyalanmalıdır. Geçen sürede ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Sandalye her geçen gün kafese 15-20 cm yaklaştırılmalı ve süre 5-10 dak artırılmalıdır. Eğitim sırasında papağanın hırlaması durumunda süre dolana dek eğitmen yerinden ayrılmamalıdır. Zira papağan kısa süre içerisinde, hırladığında eğitmenin uzaklaştığını görecek ve sürekli bu silahı kullanacaktır. Şayet papağan hırlıyorsa aşamaları biraz daha artırmayı deneyebilirsiniz.
Elden Yem Yedirme
Evcilleştirmenin ikinci aşaması elden yem yemeye alıştırmadır. Yem
kabını söktükten 2-3 saat sonra bir çekirdeği kafes tellerinin
arasından ona ikram etmeyi deneyebilirsiniz. Sakin ve kendinden emin
bir tavır bu durumda en iyisidir zira papağanlar ruh halini kolaylıkla
anlar ve ona göre davranırlar. Ürkek ve tedirgin yaklaşırsanız ıssırma
olasılığı çok daha yüksektir. İlk başlarda birkaç dakika beklemek ve
ardı ardına birkaç deneme yapmak kafidir. Bu süreyi gittikçe uzatarak
elinizden yem almasını sağlayabilirsiniz. Şayet elinizden yem almıyorsa
hemen yem kabını takmak yanlış bir davranıştır ve en azından 5-10
dakika kadar beklemeniz tavsiye olunur.
Papağanınız hiç ürkmeden
elinizden yem yemeye başladıysa elinizi kafes tellerinden her defasında
daha fazla sokarak ve en sonunda ise kafesin kapağını açarak elinizi
içeri sokarak vermeyi deneyebilirsiniz. Artık bu aşamayı da
geçtiğinizde yem verirken belli belirsiz ona dokunarak ilk teması
sağlayabilirsiniz. Hatta yemi parmaklarınızın arasında hafifçe
gizleyerek onun size dokunmasını da sağlayabilirsiniz.
Konuşturma
Aşağıdaki listede konuşma yeteneği açısından papağan türleri sıralanmıştır.
Her ne kadar bu sıralama genel bir yol gösterici olsa da her
papağan kendi içerisinde değerlendirilmelidir. Bir lori 30-40 kelime
konuşabilirken bir jako sadece 1-2 kelime ile de sınırlı kalabilir.
Özellikle muhabbet kuşu ile sultan papağanın ıslığa benzer seslerinin
olduğu ve konuşmalarının zaman zaman zor anlaşıldığı, buna karşın gri
papağan, amazon, ara ve kakadunun çok net ve anlaşılır konuşabildiğini
göz önünde bulundurmakta yarar vardır. Kalıtım, bireysel yetenek,
geçmiş deneyimler, eğitimde harcanan emek ve süre gibi etmenlerin hepsi
konuşma üzerinde etkilidir. Papağanlar sebep-sonuç ilişkisi kurmada
oldukça başarılıdırlar. Örneğin pek çok papağan telefon zili çaldığında
‘alo’, kapı çaldığında ise ‘kim o?’ dendiğini kısa sürede idrak edecek
ve ardından bunu kendiliğinden tekrarlamaya başlayacaktır. Dolayısıyla
bu tür bir bağlantıyı kullanarak onunla gerçek anlamda bir iletişime
geçebilirsiniz. Banyo sırasında sürekli olarak ‘banyo’, yem kabının
değiştirilmesi sırasında ‘mamma’, sabahları onu ilk gördüğünüzde
‘günaydın’, yatmadan ve ışıkları kapatmadan hemen önce ‘iyi geceler’
denilmesi bunlara örnektir. Bunların sürekli olarak tekrarlanması
sonucunda papağan gerçekleşen olay ile söylenen kelimeyi bağdaştıracak
ve bir süre sonra aç kaldığında ‘mamma’ diyerek, artık uyumak
istediğinde ise ‘iyi geceler’ diyerek size bu isteğini belirtecektir.
Bunun gibi örnekler çoğaltılabilir. Örneğin onun başını okşarken
‘kaşı-kaşı-kaşı-kaşı’ demeniz, omzunuza alırken ‘gel oğlum’ demeniz
gibi. Hatta bir kişi ‘beni seviyor musun?’ dedikten sonra evde bulunan
diğer bir kişinin ‘çok seviyorum’ demesi ve bunun defalarca
tekrarlanması papağanın sorulacak ‘beni seviyor musun?’ sorusunun
ardından ‘çok seviyorum’ demesine yol açacaktır. İki kişiye dayanan bu
eğitimi Dr. İrene Pepperberg, dünyanın en meşhur papağanı olan Alex
isimli gri papağana uygulayarak ona pek çok objenin ismini söylemeyi,
altıya kadar varan objeleri saymayı, büyük-küçük ve renk ayrımını
yapmayı öğretmiştir.
Son Güncelleme: 2007-01-17 14:25
Yazar: Serhan
Revision: 1.4



