<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" standalone="yes" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title> - En Son Bilgiler:</title>
<description>Aradığınız ama bulamadığınız bütün Pratik bilgiler burada.</description>
<link>http://www.bilgimotoru.com</link>	<item>
		<title><![CDATA[Volvox]]></title>
		<description><![CDATA[1988 yılında Şebnem Ferah tarafından kurulmuş,tamamı kızlardan oluşan Bursa'lı bir hard rock grubu. Grupta Şebnem Ferah'ın yanısıra Duygu Karpuz,Ebru Bank,Gül Ağırca,Buket Doran,ve 1992 yılında gruba dahil olan Özlem Tekin boy gösterdi.

Şebnem Ferah - Elektro Gitar ve vokal,
Duygu Karpuz - Gitar,
Ebru Bank(Eroğlu) - Bass,
Gül Ağırca - Davul,
Özlem Tekin - Klavye ve geri vokaldeydi.

Ebru Bank Gruptan Ayrılınca Yerine Buket Doran geçti. Buket Grupta Bass Gitar Çalıp Geri Vokal Yapıyordu.

Şebnem Ferah - ODTÜ EKONOMİ,
Ebru Bank - BOĞAZİÇİ İNGİLİZ DİLİ VE EDEBIYATI,
Gül Ağırca - MARMARA GÜZEL SANATLAR ENDÜSTRİ TASARIMI,
Özlem Tekin - MİMAR SİNAN DEVLET KONSERVATUARI MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜNDE okumuşlar.
Yani abuk sabuk değil kültürlü müzisyenler.

Duygu, Ebru ve Şebnem Bursa Kolejinde tanışmışlar, Gül Ağırca ile de Bursa'da tanışmışlar. 1988 yılında kurduğu grubuyla önce yadırganan sonra konser teklifleri alan Şebnem Ferah, Sedat Yıldırım Sarıcan'ın da katkılarıyla düzenlenen 1989 yılındaki "Bursa 1.ci Rock Station ünleri"nde kardeş grup "PeNTaGRaM" la aynı sahneyi paylaştı. (Şebnem solo çalışmalarında ilk iki albümünde Pentagram elemanlarıyla çalışmıştır.)

"VoLVoX" Bursa'da Tayyare Sinemasında konser verdi. Şebnem Ferah o zamanın en iyi grubu sayılan Bursalı "BANDAJ" grubuna vokal yaptı ama sadece konserde. Bursa'da bir takım konserler verdikten sonra ilk İstanbul konserlerini "28 NİSAN 1991" SAAT 14:00'De "PeNTaGRaM"la birlikte Pangaltı İnci Sinemasında verdiler. Biletler 20000 TL'dı. Boğaziçi Üniversitesinde, Odtü Festivalinde,Bilsak Rock Cafede, İzmir Clup 33 de unutulmaz konserler verdiler. 1992 yılında Duygu Karpuz'un gruptan ayrılmasıyla klavye ve geri vokal olarak Özlem Tekin "VoLVoX" semalarında yerini aldı. Özlem Tekin'in sahne tecrübesi olmasına karşın diğer hatunların sahne tecrübeleri yoktu. çünkü o zamana kadar sadece konser vermişlerdi. Bunun üzerine ilk sahne tecrübelerini Bedri Baykam'ın açtığı "DADAİST" barda gerçekleştirdiler. Sonra "SİS" ardından da "KEMANCI" geldi. "SİS" ve "KEMANCI" grubun okulu haline gelmişti. Bu iki mekan hatunlara müzik adına pek çok şey öğretti. Önceleri kızlardan oluştuğu için yadırganan "VoLVoX" sonradan "KEMANCI" ve "SİS" barın vazgeçilmez simaları haline geldi.

Konserler,sahne çalışmaları birbirini kovaladı. Derken kaset çıkarmaya karar verdiler. Provalar yaptılar,demoyu hazırladılar,parçaların tamamı ingilizce olarak hazırlandı,besteler,enstrümanlar hazırdı. Ne olduysa! Kaseti çıkartamadılar!!!

Şimdi Şebnem Ferah'ın müzik arşivinin en güzel yerinde "VoLVoX"un demosu duruyor. Daha sonra Ebru Bank gruptan ayrıldı onun yerine Buket Doran(bass) geçti. Fakat albümün çıkartılamaması ile başlayan ve gruptan ayrılmaların devam etmesi sonucunda Ebru Bank'tan sonra Özlem Tekin'de gruptan ayrıldı. 1994 yılında "VoLVoX" dağıldı.

"VoLVoX" dağıldı ama hatunlar müziği bırakmadı. Özlem Tekin dört adet solo albüm çıkardı. Ebru Bank "VoLVoX"tan ayrılınca Cenk Eroğlu ile evlendi,Cenk'le birlikte Mirkelam'ın "Her Gece" ve Tüzmen'in "Son Rüya" adlı kliplerinde rol aldı. Şimdilerde Boğaziçi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve bir de kızı var. Ebru Bank gruptan ayrılınca onun yerine bass gitara Buket Doran geçmişti. Buket hala Şebnem'in gerçek kadrosunda yer alıyor ve menajerliğini yapmakta. Gül Ağırca ise bir ara "Indians" grubunda perküsyon çalıyordu. O da Şebnem'e konserlerinde perküsyon çalarak eşlik ediyor. Duygu Karpuz ise "VoLVoX"tan ayrıldıktan sonra pek gündeme gelmemiş.

"VoLVoX" dağılsa bile dostlukları hep kalıcı. Müzik bu insanları birbirine kenetlemiş. Onlar kavga etmek yerine dost olmayı,beraber birşeyler paylaşmayı tercih etmişler. Onları bir arada tutan şey sadece "VoLVoX" değil birbirlerine duydukları temiz kalplerindeki aziz Sevgileriydi..]]></description>
		<link>http://www.bilgimotoru.com/index.php?action=artikel&amp;cat=489&amp;id=7402&amp;artlang=tr</link>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 16:26:02 +0700</pubDate>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Özlem Tekin]]></title>
		<description><![CDATA[18.11.1971 Amerika California doğumlu olan Özlem Tekin, babası Prof.Dr.Talat Tekin&#8217;in Berkeley Üniversitesinde öğrenim görevlisi olması nedeniyle uzun bir süre Amerika´da kaldı.İlk öğretime başlamadan önce Türkiye´ye (Ankara´ya) geldi.
İlk öğretimi Fransızca eğitim veren Tevfik Fikret Lisesi´nde bitirdi ve bu süre boyunca piyano dersleri aldı.Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı sınavlarına girdi ve klarnet bölümünü kazandı.Tüm konservatuar eğitimi boyunca Ankara´da sahne çalışmaları yaptı. Yaz dönemlerinde Bodrum başta olmak üzere, çeşitli tarzlarda (İngilizce pop, rock, heavy metal, punk, caz) müzik yaptı.Konservatuardan 1991-1992 yılında mezun oldu. Akustik gitara merakı olan Özlem kendi kendine bu aleti çalmayı öğrendi. Öğrenmekle kalmadı Akustik gitarla besteler yapmaya başladı.

İstanbul´daki Lokomotif grubundan aldığı teklif üzerine İstanbul´a geldi.Kısa bir süre Lokomotif´le çalıştıktan sonra tamamen bayanlardan kurulu Volvox grubuna katıldı. Şebnem Ferah&#8217;ın da bulunduğu Volvox ile iki yıl non-stop müzik yaptılar. Daha sonra Özlem gruptan ayrılarak solo çalışmalara yöneldi. İlk solo albümü için Hakan Peker&#8217;le anlaşan Özlem, çalışmalara başladı.

İlk albümü Kime Ne 1996 yılında yayınlandıktan sonra "Aşk Herşeyi Affeder mi" büyük yankı uyandırdı.. "Çok Üzgünüm İstemeden Seni Dün Gece Aldattım" gibi cesur sözlerle başlayan şarkı, aldatmaya dayalı ve kadın erkek ilişkileri odaklı şarkılara yeni boyutlar kazandırdı. İlk defa bir kadın bu kadar açık yüreklilikle aldatını ifade ediyor ve hemen ardından aşkın bunu affedip affetmeyeceğini sorguluyordu. Albümde ilginç sözlere sahip olan şarkı bir tek &#8220;Aşk her şeyi Affeder Mi&#8221; değildi.. Zoraki evliliklere &#8220;böyle zorla düğün olmaz ki yok mu sevdiğin&#8221; diye haykıran DUVAKSIZ GELİN, &#8220;ümidi yok kimden yardım dilesin, hiç mi sevmez anacığına dönesin&#8221; diyerek sokak çocuklarının hayatını sorgulayan HERKES ŞANSLI DOĞMUYOR, &#8220;kurşunlar sizin olsun, kurusun gözler&#8221; diyerek isyan ettiği SEBEPSİZ SAVAŞ albümün ön plana çıkanlarındandı. Alternatif Pop adını verdiği müziği ile Özlem Tekin o yıllarda kuşkusuz yeni bi kulvar açtı, ve pop müziğe farklı bir bakış açısı getirdi. Cem Yılmaz&#8217;ın da konuk olarak &#8220;Yar Bana Varmadı&#8221; en sevilen çalışmalarından biri oldu.

Aradan geçen zamaNda dünyadaki elektronik akımı ile birlikte Özlem Tekin&#8217;in müzikal zevklerinde de bir takım değişiklikler meydana geldi, dolayısı ile bir sonraki albümün de elektronik müziklerden payını alması kaçınılmaz oldu.. İkinci albüm ÖZ, hiçbir canlı enstrumanın kullanılmadığı, tamamen elektronik müzikle yapılmış Türkiye&#8217;nin ilk albümü olma özelliğine sahipti. Sevgilisini öldürüp, ormanda gömmeye giden kadını canlandırdığı ilk klip Bahar ile Özlem Tekin, yine herkesi ayağa kaldırdı. ÖZ albümünün en büyük hitlerinden olan BAHAR şarkısının sözü ve müziği de tıpkı aşk her şeyi affeder mi gibi BARLAS a aitti. İkinci klip ise Levent semerci yönetmenliğinde YOL isimli şarkıya çekildi. &#8220;Yanlış senin tek hazinen, herşeyi kendine sor kendinden öğren&#8221; gibi sözleri ile Özlem Tekin&#8217;in içindeki ruhu da net bi şekilde anlatan şarkının klibi MCM gibi yabancı müzik kanallarında da gösterilerek, büyük başarılara ulaştı. Ne yazık ki bu albüm sadece 2 kliple kaldı, fakat türünün sevenleri, yeni keşfedenler ve Özlem hayranları tarafından arşivlerin en güzel yerinde Türkçe sözlü elektronik müzik albümü olarak yerini aldı.

Bu arada Özlem Tekin, Pahsan Music ile kısa bir evlilik de yaptı. Evlilik yüzüklerini dövme olarak parmaklarına yaptıran ikili, boşanınca dövmeyi de sildiler..

Üçüncü albüm 1999 yılının yaz aylarında geldi: Laubali! Tam da yaz aylarına yakışır bi neşe ve dinamiklik ile&#8230;. Tarz olarak en çok çeşitlilik barındıran albüm olan Laubali&#8217;nin çıkış parçası albüm ile aynı ismi taşıyan Fergan Mirkelam imzalı Laubali oldu. Kendi sözleri ile Özlem bu şarkıyı şöyle anlatıyor: &#8220;Fergan bize Rıza Erekli'nin stüdyosunda sürekli baskınlar yapıp, kamerasıyla bize zorla mizansenler yaptırıyordu, çok eğleniyorduk. Ona boş gelme beste getir kardeşim dedim, yapmış getirdi. Tabii çok sevindim&#8221;.
Bu albümde Özlem&#8217;den duymaya alışık olmadığımız şekilde batı müziğinin yanında doğu müziği sentezleri kulağımıza geliyordu. Arabeskvari sözleri ve Doğuş vokali ile &#8220;Yazmamışlar&#8221;, 9/8 lik ritmi ile &#8220;Biberi Bol&#8221;, klip çekilmemesine rağmen dillere dolanan &#8220;Beni Yakan Aşkın&#8221; bunlara verilecek örneklerdendi. Ama bunların yanında &#8220;Vurma&#8221;, &#8220;Kumdan Kaleler&#8221;, Teoman destekli &#8220;Bu Kalp&#8221; gibi sentezden nasibini almamış, batı soundlu son derece sıkı parçalar da bulunmaktaydı. Disco tarzındaki &#8220;Sorma&#8221;yı ise Olivia Newton John&#8217;a adamıştı Özlem..
Albümden ikinci klip Yazmamışlar&#8217;a, üçüncü klip ise &#8220;eskiden her klipte farklı imajla çıkardım şimdi o da yetmedi, aynı klipte 5 farklı imaj&#8221; diyerek tanıttığı Biri Var&#8217;a çekildi.

2000 yılının yazında Özlem Tekin bu sefer müzik dışı bir çalışma ile sevenlerinin karışısına çıktı. Kanal D için çekilen Yaz Rüzgarı isimli programın sunucuğunu üstlenen Özlem Tekin, 2000 yazı boyunca hafta içi her gün farklı bir konukla ekranlara konuk oldu, hazırladığı kısa skeçlerle de oyunculukta da ileride atacağı başarılar hakkında ufak ipuçları verdi.

2002 yılında çıkan Tek Başıma Albümü öncesi 2 yıl hiçbiryerde gözükmeyen Özlem Tekin o yıları da şöyle anlatıyor:&#8221; 2 yıl ara vererek müzikten uzak kaldım, fiziklsel olarak dinlendim, şehir şehir gezdim, amerika&#8217;da bir süre kaldım. Elime gitar bile almadım, beste yapmadım Yani kendimi dinledim&#8230;&#8221; Bu süreç sonunda, eline gitarı alıp yaklaşık 1 hafta içinde yazdığı şarkılardan oluşan Tek Başıma albümü de aynı dinginliği taşıyor. Bu sefer çığlıklar atan, isyankar Özlem yerine durulmuş, &#8220;sen olmasan da yaşatırım ben bu aşkı&#8221; diyebilecek kadar durulmuş bi Özlem karşımızdaydı. Bi önceki albümdeki sentezlerden eser yok. Fakat yine Özlem Özlem&#8217;liğini göstermişti. Çıkış parçası Dağları Deldim&#8217;deki &#8220;Magazin dalı güllü dallı motorlar gibi koca aramıyorum ki olum ben bu şarkılar niye&#8221; dizeleri ile yine gündeme oturdu! Üstüne alınıp cevap verenlere ise ağzını açıp tek kelime etmedi. Sadece yerinden oturup olan bitenlere bıyık altından gülümsüyordu. Albümde bulunan Barlas şarkısı Aşka Dair yine Özlem Barlas beraberliğinin başarısını doğrularcasına, albümün öne çıkan hitlerinden oldu. Türkiye&#8217;nin ilk tekno trans şarkısı dediği Kırıldım, hip hop öğeler barındıran Dağları Deldim, Bjork-vari Daa gibi şarkılarla Özlem yine dolu dolu bi albüm hazırlamıştı.
Fakat bi süre sonra Özlem roportajlardan, yoğunluktan sıkılıp siz albümü dinleyedurun ben geliyorum diyerek Amerika&#8217;ya gitti. Orda Amerikalı yönetmen Aaron Walker ile ikinci klibi de Hep Yek&#8217;e çekti..
Bu sırada Özlem Tekin ufaktan ufaktan ilk oyunculuk denemelerine de başladı. Kanal D &#8216;de yayınlanan mitolojik dizi Karaoğlanda kötü büyücü Zenka, Mustafa Altıoklar&#8217;ın yönetmenliğindeki O Şimdi Asker&#8217;de de küçük bi rolle karşımıza çıktı..
Özlem Amerika&#8217;dan döner dönmez ayağının tozu ile Rock&#8217;n Dark Efes turnesine çıktı. 2003 yaz boyunca yazlık mekanlarda devam eden turnenin sürprizi Özlem&#8217;in 5 şarkısının club remixlerini içeren bir cd&#8217;nin konsere gelen dinleyicilere hediye olarak dağıtılması oldu. Piyasada bulunmayan bu çok özel Cd de aşka dair, kırıldım, kimbilir, dağları deldim, ve yazmamışlar&#8217;ın remixleri bulunmaktaydı. Turnedeki eğlenceli görüntülerin montajlarından oluşan Dağları Deldim Remix klibi ise 2003yazının özlem tekin hayranlarına hediyesi oldu.

2004 yılının başlarında Neredesin Firuze isimli fimin soundtrackinde Özlem yine kendi ilklerinden birini gerçekleştirerek Fuat Saka&#8217;ya ait bir Karadeniz türküsü seslendirdi: Kara Sevda.. Trüküyü kendine has uslubu ile seslendiren Özlem Tekin, kendisini sevmeyenlerin bile ilgisini çekti ve soundtrack&#8217;in öne çıkan çalışmalarından biri oldu.
Bu arada Şener Şen, meltem Cumbul, Beyaz, cem davran, ve pamela ile birlikte oynayacağı bir müzikalin hazırlarına başlayan Özlem Tekin, yine farklı ufuklara gözünü dikmişti. Fakat müzikal ne yazık ki Şener Şen&#8217;in rahatsızlığı bir süre ertelenince, özlem tekin kendisine gelen dizi teklifini kabule etti ve 2004 sezonunda Hale Soygazi, Ceyda Düvenci ve Ege Aydan ile başrollerini paylaştığı Sil Baştan isimli dizi ile ekranlara konuk oldu. İzleyeciler bu sefer karşılarında çok farklı Özlem Tekin buldular. Çünkü kndisine teklif edilen asi rockçı kız rollerinin hepsini geri çeviren özlem bu dizide, hapishaneden çıkmış, çocuk sahibi bir kadını canlandırıyordu, ve de üstelik çok başarılıydı. Televizyon eleştirmenlerinden tam not almıştı.


2004 yılının yazında &#8220;Sanki Dün Gibi&#8221; isimli 70-80-90&#8217;lı yılların Türkçe pop hitlerinin seslendirildiği, Most Productions tarafından gerçekleşen ve 3 gün devam eden konserde Fatih erkoç ve levent yüksel ile birlikte daimi solist olarak yer aldı. Çillibom, seninle bir dakika, burçak tarlası, delisin, fesupanallah, denizleri aşta gel gibi türk popun unutulmaz hitlerini de özlem&#8217;in yorumundan dinlemiş olduk. Kuşkusuz konserin Özlem severler tarafından en merakla karşılanan yorumu, Volvox&#8217;tan da arkadaşı olan, fakat profosyonel müzik yaşamında sürekli kıyaslandığı Şebnem Ferah klasiği Yağmurlar oldu&#8230;
Bu konserlerden hemen sonra ise Türkiye&#8217;nin önemli festivallerinden biri olan Rock and Coke&#8217;da sahne alan Özlem, sahneye maskesi ve ilginç kotsumu ile çıkarak dikkatleri üzerine çekti. Bu konserde &#8220;Bu bir Özlem Tekin konseri değil, OZZ isimli yeni bir grubun konseri&#8221; diyerek yaptığı açıklama ile yeni kurduğu özlem tekinin eski şarkılarını sert yorumlarla coverlayacak olan OZZ isimli grubun da müjdesini verdi.
O sıralar çıkan Levent Yüksel&#8217;in Uslanmadım albümünde ise Sen Anla isimli şarkının söz ve müziği Özlem Tekin&#8217;e aitti. Geri vokalleri ile de şarkıya renk katmıştı
2004 yılının bitimine doğru Şener Şen&#8217;in iyileşmesi ile Mucizeler Komedisi adı verilen müzikal yeniden gündeme geldi. Kadroda bikaç değişiklikler vardı, beyaz ve cem davran gitmiş yerlerine Mirkelam ve şevket Çoruh gelmişti.
Mucizeler Komedisinin görücüye çıkmasıyla, Özlem Tekinin oyuncuğunun zirveey ulaşması bür oldu. Nerdeyse müzikali adından en çok söz ettiren oyuncusu olan Özlem bütün tiyatro eleştirmenlerinden tam not aldı, Hıncal Uluç&#8217;un kaleminden &#8220;o bir mucize&#8221;, fatih altaylı&#8217;dan ise &#8220;o komple bi sanatçı&#8221; olarak yazılara döküldü&#8230; O ise bütün bunları hiç farkında değilmiş gibi &#8220;sanırım benden beklenmediği için bu kadar konuşuldu,teşekkür ederim yine de..&#8221; gibi mütevazı cevaplar vererek, gülümsedi..

Tarihler 2005 yılının Mayıs aynı gösterdiğinde Özlem 10 9 8 7 6 5 4 3 2 1 0 adını verdiği 5. albümü ile müziğe geri döndü. Diğer albümlerine göre gayer sert bir sounda sahip olan bu albüm, gerek özlem tekin hayranları, gerek rock müzik severler tarafından ilgiyle karşılandı. Albümü tanıtmak için bu sefer farklı bir yönteö seçen özlem, klip çekmek yerine albüm çıkar çıkmaz konserlere başladı. Coca cola sponsorluğundaki soundwawe turnesiyle, üniversiteleri gezerek albümü tanıttı.. Daha sonra ise ilk klip 2 farklı versiyonla geldi: Değmez&#8230;
Fakat Özlem&#8217;in deyimiyle kanallar klibe korku filmi muamelesi yaptılar ve nedense pek göstermeyi tercih etmediler. Bunun üzerine konser görüntülerinden oluşan ikinci klip Cinayet ise tam tersi etkiyle müzik kanallarının gözdesi oldu. Bu arada 2005 yılının en çok konser veren bayan rock sanatçısı da yine Özlem Tekin oldu.
2006 yılının başlarında Cem Yılmaz ile önce adının çıktığı aşk dedikoları sonradan anlaşıldı ki, yeni bir projenin habercisiydi. 2006 Ekimde vizyona girecek ve yönetmenliğini Cem Yılmaz&#8217;ın üstleneceği Hokkabaz isimli filmde başrolleri Özlem Tekin, Mazhar Alanson ve Cem Yılmaz&#8217;ın paylaşacağı duyuruldu&#8230;]]></description>
		<link>http://www.bilgimotoru.com/index.php?action=artikel&amp;cat=489&amp;id=7390&amp;artlang=tr</link>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 16:25:35 +0700</pubDate>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Mor ve Ötesi]]></title>
		<description><![CDATA[Mor ve Ötesi 1995 yılının Ocak ayında Kerem Kabadayı, Harun Tekin, Derin Esmer ve Alper Tekin tarafindan kuruldu. Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü aynı yılın Ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Haziran ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla büyük ilgi çekti.

1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren mor ve ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Şubat 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan mor ve ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen "Bırak Zaman Aksın"ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Mart ayında Ada Müzik tarafından yayınlandı.

1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos'tan sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi.

2000 yılının başlarında mor ve ötesi ülke çapındaki nükleer karşıtı kampanyaya destek verdi. Bu destek hem konserlerle, hem de zamanın Cumhurbaşkanı'na canlı yayında yöneltilen bir soruyla sürdürüldü. Akkuyu'ya nükleer santral kurulması büyük bir toplumsal uzlaşma sonucu engellendi. 16 Haziran'daki H2000 müzik festivalindeki konser çok başarılı geçti, Temmuz ayında ise grubun "Sen Varsın"la katıldığı "Şarkılar Bir Oyundur" adlı Ortaçgil'e saygı albümü yayınlandı. Mor ve Ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 16 Aralık'ta Hilton Convention & Exhibition Center'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi.

Üçüncü albüm "Gül Kendine"nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik Stüdyosu'nda başladı, ve albüm 2001 Aralık ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi www.morveotesi.com da aynı ay içerisinde faaliyete geçti.

2002 Nisan ayında mor ve ötesi ilk Türkiye turnesine çıktı. İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan bu turne, Fil Yapım'la başlayan uzun soluklu bir işbirliğini müjdeliyordu. 2 Temmuz 2002 akşamı H2000'de Mor ve Ötesi tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık 5000 kişi tanıklık etti.

2003 yılı dünyanın gördüğü en görkemli muhalefet dalgasıyla başladı. Yaklaşan Amerikan saldırganlığına karşı ses çıkaran milyonlara Mor ve Ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da 100.000 kişiyle birlikte söylendi.

2003 Mayısı'nda mor ve ötesi "Yaz" isimli bir single yayınladı. Bu single'da yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz" yaza damgasını vururken, grup Fanta Gençlik Festivali kapsamında 17 kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız verilirken, grup bir yandan da Çağan Irmak'ın "Mustafa Hakkında Herşey" filminin müziklerini hazırladı.

Ocak 2004'te "Dünya Yalan Söylüyor" için stüdyoya giren grup, çalışmalarını Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde hızla sonuçlandırdı ve albüm 30 Nisan Cuma günü Pasaj Müzik etiketiyle yayınlandı. Albümün ilk video klibi için Mustafa Hakkında Herşey filminde de kullanılan 'Bir Derdim Var' adlı parça seçildi. İkinci video klip ise "Daha Mutlu Olamam" ve "Yaz Yaz Yaz" kliplerini de yöneten Mahir Akyol tarafından "Cambaz" isimli parçaya çekildi]]></description>
		<link>http://www.bilgimotoru.com/index.php?action=artikel&amp;cat=489&amp;id=7312&amp;artlang=tr</link>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 16:25:15 +0700</pubDate>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Şebnem Ferah]]></title>
		<description><![CDATA[<div align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">?  Yalova'da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar
söyleyen Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başladı.
Şebnem'in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü oldu. İlk
okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başladı. Şebnem'in ailesinde
hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu
için müzik konusunda bilgili ve hazırdı. </font><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  İlkokul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul
orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle
bağdaştırdı. Liseyi Bursa Gemlik'te "Özel Namık Sözeri Lisesi'nde"
yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem'in kendisini
tanımasına, tek başına ayakta kalmasına yardımcı oldu.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  Şebnem'in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha
sonra küçük topluluklarla devam etdi. Lise zamanlarında"Pegasus"adlı
grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan
Şebnem, 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat
abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla
gerçekleştirdi. Müzik uğruna "Odtü Ekonomi" Bölümünü 2. sınıftan terk
etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince "İstanbul Üniversitesi İngiliz
Dili Ve Edebiyatı" bölümüne kaydolmuştur.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  1994 yılında "<strong>Volvox</strong>" grubunun dağılması
sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başladı. Rahmetli sanatçımız
Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha
Ferah bir ortama kavuştu.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  Daha sonra "15 Kasım 1996 Cumartesi" günü "<strong>KADIN</strong>" adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu "<strong>Vazgeçtim Dünyadan</strong>"
adlı parçasına çeken Şebnem, Rock müzik piyasasını yeni bir döneme
soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları
gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy
gösterdi. Daha sonraları "<strong>Yağmurlar</strong>", "<strong>Bu Aşk Fazla Sana</strong>" ve "<strong>Fırtına"</strong></font><font size="2">
adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini "04 Nisan 1997" de "İzmir
Ege Üniversitesi" nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000
kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından
Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu
konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998
yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5
yıllık bir aradan sonra "24 Haziran 1999 Perşembe Günü" ikinci
albümünün ilk klibi "Bugün" müzik kanallarında boy göstermeye başladı
ve tarih "30 Haziran 1999 Çarşamba" yı gösterdiği zaman "<strong>Artık Kısa Cümleler Kuruyorum</strong>"
adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk
albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram
ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi
sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza
kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu "<strong>Artık Kısa Cümleler Kuruyorum</strong>" şarkısına geldi, klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı. İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında
meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi.
Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı
sarılmayı tercih etti. Böylece "03 Ekim 2001" tarihinde "<strong>Perdeler</strong>"
adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki
albümde Şebnem, İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de
sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk
video, albümle aynı adı taşıyan "<strong>Perdeler</strong>" şarkısına
çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel
görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra "<strong>Sigara</strong>" şarkısı da, renkli camda boy göstermeye başladı.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  İki yıl aradan sonra, tarih "12 Mayıs 2003 Pazartesi" yi gösterdiğinde, yeni albümünün ilk videosu "<strong>Ben Şarkımı Söylerken</strong>" müzik kanallarında dönmeye başladı. "15 Mayıs 2003 Perşembe Günü" "<strong>Kelimeler Yetse</strong>"
adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk
klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme
oturmayı başardı. Röportajlar, Tv programları derken kendini yoğun bir
temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında "<strong>Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler</strong>" ve "<strong>Mayın Tarlası</strong>"&#8217;na da klip çekti ve yeni albüm çalışmalarına başlayana dek Türkiye'nin bir çok şehrinde konserler verdi...</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, &#8220;5 Temmuz 2005 Salı günü&#8221; bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü &#8220;<strong>Can Kırıkları</strong>&#8221;nı
yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini
de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı &#8220;Can Kırıkları&#8221;na çekti. Son
albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz
2005 günü Parkorman&#8217;da gerçekleşen gala konseriyle yeniden
dinleyicilerine kavuşan Şebnem&#8217;in yeni albüm konserleri de bu sayede
başlamış oldu. Çok geçmeden &#8220;Çakıl Taşları&#8221;na ikinci video klip geldi. </font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? ?  Albümleri dışında da Şebnem Ferah&#8217;ı pek çok farklı
çalışmada görmemiz mümkün. Kimi sanatçıya geri vokalleri'yle, kimisiyle
de düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok film ve
reklam müziği'ni de seslendirmiştir. Aynı zamanda diğer sanatçılarla
beraber yardım konserleri vermek gibi pek çok faaliyette de bulunmuştur.</font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">? <br /><strong>? ?  Geri vokal yaptığı sanatçılar</strong>; Sezen
Aksu, Sertab Erener, Levent Yüksel, Nilüfer, Demir Demirkan, Tüzmen,
Yaşar Gaga, Ajda Pekkan, Özlem Tekin, Tarkan, Çelik, Teoman, Haluk
Levent. Düet yaptığı sanatçılar; Müzeyyen Senar (Sarı Kurdelem Sarı),
Polad Bülbüloğlu (Gel Ey Seher), Kargo (Kalamış Parkı), Teoman (iki
yabancı). </font></p><div align="justify"><br />
</div><p align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif"></font>
</p><div align="justify"><font size="2" face=""Trebuchet MS", verdana, tahoma, sans-serif">?  Ayrıca <strong>Bülent Ortaçgil</strong>'e saygı
albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan "Değirmenler" şarkısını da
yorumladı. Bu çalışmaların dışında "Little Mermaid" (Küçük Denizkızı)
adlı çizgi filmde seslendirme yaptı ve soundtrackinde bulunan "O
Dünyada" isimli şarkıyı seslendirdi. Toprak Sergen Ve Aydan Şener'in
Oynadığı bir filmde ise, söz ve müziği Demir Demirkan'a ait olan "Ay
Işığında Saklıdır" adlı şarkıyı seslendirdi.</font></div><p> </p>]]></description>
		<link>http://www.bilgimotoru.com/index.php?action=artikel&amp;cat=489&amp;id=3568&amp;artlang=tr</link>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 16:24:50 +0700</pubDate>
	</item>
	<item>
		<title><![CDATA[Placebo]]></title>
		<description><![CDATA[Büyük Britanya&#8217;nın en önde gelen alternatif rock grubu Placebo ; vokal, gitar ve basta Amerikan-iskoç Brian Molko, bateri, perküsyon ve dijeriduda İngiliz Steve Hewitt, bas, akustik, elektro gitar ve piyanoda İsveçli Stefan Olsdal'dan oluşuyor. Grup için her şey 1980 yılında başladı. İkisi de 8 yaşlarında olan Brian ve Stefan, Lüksemburg'da Amerikalı çocukların gittiği bir okulda eğitim görüyorlardı. Brian, o yaşlarında istediği arkadaşlıkları kuramamış ve çocukluğunun uzun bir dönemini bu anlamda yalnız geçirmişti. En büyük hayali sağlam dostlar edinip Londra'ya gitmekti.Yıllar sonra okul bittiğinde, Brian ve Stefan Londra'ya taşındı. Ancak aralarında herhangi bir arkadaşlık ilişkisi yoktu. 1994 yılında bir gün, Manş Tüneli'nin çıkışında karşılaştılar ve uzun süre sohbet ettiler. O günün akşamında Brian'ın evinde müzik yapmaya karar vermeleri, Placebo için atılan ilk adımdı belki de. Stefan, Brian'ın gitar çalışına ve vokal tarzına hayran kalmıştı. İki genç, müzik grubu kurma planları yapmaya başlamış, tek eksiklerinin iyi bir baterist olduğuna karar vermişlerdi. Daha önce Stefan ile birlikte çalışan ve perküsyon okumak için Londra'da bulunan İsviçre asıllı Robert Schultzberg'i de aralarına alarak "Ashtray Heart" adlı bir grup kurdular. Brian, grubun kurulmasından önce tiyatro okuyordu. Daha sonra fikrini değiştirerek müzik yapmaya ve tüm çalışmalarını gruba yoğunlaştırmaya karar verdi. Kısa süre içinde topluluk, kimlik değişikliğine gitti ve bugün tüm dünyanın tanıdığı o büyülü isme karar verildi: "Placebo". (Placebo, bir tıp terimi... Bazı hastalar etkisiz bile olsa bazı ilaçların faydası olacağına inanırlar. Bunlar hastanın ikna edilemediği durumlarda onu rahatlatmak için verilen orjinal görünümde sahte ilaçlardır. İşte bu ilaçlara placebo adı veriliyor. Ayrıca placebo, Latince'de "mutlu edeceğiz" anlamına da geliyor). Önceleri art rock'tan başlayan tarzları, sonradan punk ve new wave'e kaymaya başladı. Brian Molko'nun dikkat çeken dış görünümü de, müziklerinin yanısıra imajlarıyla da dikkat çekeceklerinin göstergesi gibiydi. Fierce Panda Kayıt Şirketi tarafından 1995'te yayınlanan single "Bruise Pristine" ile, müzikseverlere ilk çalışmalarını sunmanın mutluluğunu yaşadılar. "Bruise Pristine", Michael Stipe, Bono, David Bowie, Marilyn Manson gibi önemli isimlerin dikkatini çekti. Bu durum, topluluğun büyük şirketlerle anlaşma yolunu açtı. Deceptive Kayıt Şirketi etiketini taşıyan ve grupla aynı ismi taşıyan 1996 çıkışlı "Placebo" albümü, ilk ticari başarıları oldu. Tabii bunda, ünlü yapımcı Brad Wood'un da payı büyüktü. Katıldıkları ilk büyük organizasyon, David Bowie'nin 50. doğumgününde sergiledikleri canlı performanstı. Konserin ardından albüm satışları arttı ve turneler birbirini izledi. "Nancy Boy" adlı single çalışması, İngiltere listelerinde 4 numaraya kadar yükselmiş, Brian Molko'nun marjinal görünümü, dergi kapaklarına yansımaya başlamıştı. Bir süre sonra Brian ve Stefan ikilisi ile Robert arasında bazı anlaşmazlıklar çıktı. Bu durumun gerektirdiği yeni baterist arayışı, Breed isimli toplulukta çalan ve Molko'nun büyük hayranlık duyduğu Steve Hewitt'in teklifi kabul etmesiyle son buldu. Steve ile kaydettikleri "Without You I'm Nothing" albümü, 1998 yılında raflardaki yerini aldı. Albümden çıkan "Pure Morning" ve "You Don't Care About Us" adlı çalışmalar, İngiltere listelerinin zirvesini uzun süre meşgul etti. Brian Molko, şarkı yazma konusundaki yeteneğini geliştirmiş, grubun başarılarının yanında kişisel olarak da büyük ilerleme kaydetmişti.
Placebo, Michael Stipe tarafından yapılan "Velvet Goldmine" filminin birkaç sahnesinde yer aldı. Bu film, öncülüğünü Mark Bolan'ın yaptığı ve David Bowie tarafından uzun süre geçerliliğini korumuş olan glam rock tarzının çıkışı üzerine yapılmıştı. Son yıllarda çıkmış en iyi glam imaja sahip olan Placebo, bu film için gerçekten çok iyi bir seçimdi. Bu arada David Bowie ile olan bağları kopmadı. 1999'da İngiltere'nin en önemli müzik ödüllerinden biri olan Brit Awards'un töreninde aynı sahnede Trex'in "20th Century Boy"unu yorumladılar. O yılın yazında "Without You I'm Nothing"in yeni versiyonunu kaydettiler. 2000 yılının ortalarında ise "Black Market Music" adlı albümleri, dünyaca ünlü Virgin Kayıt Şirketi etiketiyle piyasaya çıktı. Bu albümdeki "Taste In Men", hem müziği, hem de sözleriyle şimşekleri üzerine çekti. Fakat bu tepkiler, Avrupa'dan Rusya'ya uzanan bir turnenin başarılı geçmesine engel olamadı. Hatta turnenin bir ayağı da Türkiye'deydi. Topluluk, ülkemizde de büyük ilgi gördü. Ünlü grup, 2003 yılında yine çok başarılı bir albüm sundu sevenlerine. "Sleeping with Ghosts" adını taşıyan albümün açılış parçası, sert bir enstrumental olan Bulletproof Cupid. Bu şarkıdan sonra dikkatinizi çekecek ilk şarkı, kesinlikle World Trade Center sonrası yazılmış Sleeping with Ghosts. Albümün ve Placebo'nun kariyerinin en sağlam parçalarından biri. The Bitter End, kesinlikle başarılı ve albümü satabilecek bir "stalker" şarkısı. Albümün ikinci yarısı kesinlikle daha ilginç ve eğlenceli. I'll be yours, Second Sight, Protect Me From What I Want ve de Centerfolds bu albümü bir bakıma kurtaran son 4 şarkı.ve Placebo son olarak 2006 yılının ilk yarısında meds adlı stüdyo albümlerini piyasaya sürdü ve tüm listelerde büyük bir başarı elde etti..grup şu sıralar yoğun bir turne koşuşturması içinde..
MİNİK SÖZLÜK:

Peki Placebo ne demek? Kelime Latinceden geliyor ve anlamı "mutlu edeceğiz". Ayrıca Placebo bir tıp terimi. Bazı hastalar etkisiz bile olsa bazı ilaçların faydası olacağına inanırlar. Bunlar hastanın ikna edilemediği durumlarda hastayı rahatlatmak için verilen orjinal görünümde sahte ilaçlardır. İşte Placebo'nun anlamı da bu...

Dijeridu: Avusturalya'da Aborjinlerin (O toprakların yerlileri) çaldığı boru biçimindeki halk çalgısı.

Glam Rock: Aslında bir rock türünden çok, rock sanatçılarının verdiği imaja bağlı bir tarzdır. Bu imaj hafif efemine (kadınsı) görünümlü bir imajdır. İlk olarak 1970'lerde New York Dolls adlı bir grup tarafından sergilenmiştir..]]></description>
		<link>http://www.bilgimotoru.com/index.php?action=artikel&amp;cat=489&amp;id=7393&amp;artlang=tr</link>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 16:24:04 +0700</pubDate>
	</item>
</channel>
</rss>